Muğla Datça Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı  Forumu  Forum Ana Sayfa Muğla Datça Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Forumu

( YOLUMUZ İLİM , İRFAN VE İNSANLIK SEVGİSİ ÜZERİNE KURULMUŞTUR ! )
 
 SSSSSS   AramaArama   Üye ListesiÜye Listesi   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   KayıtKayıt 
 ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapınÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapın   GirişGiriş 

ON İKİ HİZMET NEDİR?

 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder     Muğla Datça Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Forumu Forum Ana Sayfa -> Yazarlar - Makaleler
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
Datça Hacibektas
Site Admin


Kayıt: 03 Ksm 2007
Mesajlar: 213

MesajTarih: Sal Ksm 03, 2009 10:47 am    Mesaj konusu: ON İKİ HİZMET NEDİR? Alıntıyla Cevap Gönder

ON İKİ HİZMET NEDİR?

Alevi ve Bektaşi ibadetlerinde on iki hizmet vardır. Bu hizmetlere "NAKİBİLİK" hizmeti de denilmektedir. Hz. Musa'nın da, Hz. İsa'nın on iki nakibi vardır. İslam'ın dışındaki diğer semavi dinlerde Ahd (ikrar) olayı, diğer bir deyimle "Teslimiyet" (Bak Kur'an Ahzap 56, Nisa 65) olmadığı için, Hz. İsa'ya nakipleri ihanet edip çarmıha gerdirdiler.

Alevi ve Bektaşi İslam inancında Teslimiyetin adı İKRAR dır. (Ali imran suresi ayet 81 bak) İkrarında geri dönüş yoktur. ÖL İKRAR VERME / ÖL İKRARINDAN DÖNME.

Bu on iki hizmet sahipleri kimlerdir? Bütün cemlerde bu hizmetler yapıldığı için herkesçe biliniyor. Kuran-ı kerim ve tarihi kaynaklara göre ne nedir?

BİRİNCİ AKABE BİATTI
Miladi 621 yılında yapılmıştır. Akabe Mevkiinde Hz. Muhammed Mustafa (sav) tarafından oluşturulmuştu. Yedi (7) kadın, beş (5) erkekle yapılan biad'dır. Neyin biatı? Allah ve Resul'u yolunda gerekirse baş verilecektir. Kadınların çokluğu nedeniyle "BİATI NİSA" DENİLMİŞTİR.

ELE-BELE-DİLE sahip ol diyen Hünkar Hacı Bektaş-i Veli'nin işaret ettiği, Müntahine suresi 12 nci ayeti bu biat ile gelmiştir. Müntahine suresi ayet 12; " Ey Muhammed! İnanmış kadınlar. Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, başkasının çocuğunu sahiplenerek kocasına yalan isnatta bulunmamak ve uygun olanı işlemekle sana karşı gelmemek koşuluyla sana biat etmeye (ikrar vermeye) geldikleri zaman onları kabul et. Onlar için Allah'tan bağışlanma dile. Allah bağışlayandır. Merhamet edicidir."

O gün Allah için Allah'ın Resul'una verilen el, " El Ele, El Hakka" denilip, dönüşü olmayan ikrar olmuştur.

İKİNCİ AKABE BİATTI
Miladi 622 yılında 48 kişinin katılımı ile yapılan bu biat, Hz. Resul'un önünde diz çökülür ve el ele verilerek, ikrar alınır. İşte Akabe de verilen el, İslam'ın kurulma aşamasındaki verilen ikrardır, Aht'tır. Alevi ve Bektaşiler de o gün verilen el hiç kopmamıştır. "EL ELE; EL HAKKA" diyerek aradaki hiyerarşik düzen kurulmuştur. (Rehbere, Pire, Mürşide verilen ikrar.)

Bu Biat'a 48 kişi katıldığını ve bunlardan 12 kişi hizmetli (nakip) seçilmiştir. İşte 12 hizmetin tarihi kaynağı buradadır. Bu kişiler halka hizmet edeceklerdir. (M.T. Oytan - Bektaşiliğin iç yüzü)

Fethi Suresinin 10 uncu ayeti bu biatla gelmiştir. "Ey Muhammed! Sana baş eğerek ellerini ikrar için uzatanlar, Allah'a baş eğip, el vermiş sayılırlar. Allah'ın eli onların eli üstündedir. Verdiği bu ikrarda dönen, ancak kendi zararına dönmüş olur. Allah'a verdiği ikrarı yerine getirene Allah büyük sevap verir."

İşte ayette Allah'ın Resul'una verilen el, Allah'a verilmiş sayılır. Huzura gelen Talip (yoloğlu) Peygamber Postunun Manevi temsilcisi mürşide Allah için el verir. O el Allah'a verilmiştir.

HUDEYBİYA ( SECERİ-RIDVAN) BİATTI
Bu biat Miladi 628 yılında hudeybiya'da " secer-i Rıdvan" denilen ağacın altında yapılmıştır. 1524 veya 1604 kişinin katılımı ile olmuştur. İkinci biat elle alınmıştır. Diğer bir deyimle " Pençe-i el Aba" dır. Bu biat ise " secer-i rıdvan" denilen ağaçtan bir dal koparılmış ve bu ağaca el verilerek (tutularak) ikrar verilmiştir.

İşte Alevilerin ve Bektaşilerin "Tarık Ziyaret, Erkan, Zülfikar" dedikleri ve sır olarak sakladıkları, İkrar almada kullandıkları kutsal ağacın inanç temeli buraya dayanır.

Fetih suresi ayet 18; "Ant olsun Allah müminlerinden O ağacın altında sana beyat ettikleri sırada hoşnut olmuşlardır."

Bu ayet bu biat üzerine gelmiştir. Bu biata " razılık" veya "secer" biatı da denilmiştir. (Cemlere başlarken razılık alınır.) işte cemlerde yapılan 12 hizmet kaynakları bu biatlardadır.

CEMLERDEKİ KURALLAR

1. Cem evine girilirken secde edilir. Nisa suresi ayet 154; " kesin söz vermeleri için tur'u üzerlerine kaldırdık. Ve onlara; " Kapıdan secde ederek girin" dedik. Bakara suresi ayet 58; " şöyle demiştik; Girin şu kente, orada dilediğiniz yerde bol bol yiyin, " kapıda secde ederek girin ve affet bizi deyin ki, hatalarınızı bağışlayalım" işte bu ayetlere binaen Cem evine girilirken niyazla girilir. Niyaz avuç içlerine yapılır yere yapılmaz, çünkü niyaz Ademedir.

2. Dar meydanında dedeye niyaz; Cem evine girilip niyaz edildikten sonra, postta oturan dedeye de niyaz edilir.

Hicra suresi ayet 28-29: Hatırla O zamanı ki Rabbin meleklere; " Ben kupkuru çamurdan, değişken, cıvık balçıktan bir insan yaratacağım." Demişti. " onu amaçlanan düzlüğe ulaştırıp öz ruhumdan içine üflediğim zaman. Önünde hemen secdeye kapanın." Meleklerin tümü hemen secde ettiler iblis müstesna"

Sad suresi ayet 72-73: "Onu kıvama erdirip içine ruhumda üflediğimde, önünde secde ederek eğilin...." Evet ademe secde etmenin Allah'ın emri olduğunu ayetlerle gördük ve başka ayetlerde örnek verilebilir.(Bakara 34)

SECDE NEDİR?

SORU : Tarikatta secde nedir?
CEVAP : Teslim olmaktır.

SORU : Manası nedir?
CEVAP : Başımı yoluna koydum ,benim degil senindir. Allah yolunda baştan ve candan geçmektir. Kişi edep üzere olmalıdır. Ademden bir şey umulmaz çünkü allah insanı yarattı ve "ademe secde kılın" dedi. (Buyruk s. 92) Fetih suresinin 10. Ayeti gereğince Hz. Muhammed'e yapılan biat, yani onun emrine giren, gerçekte Allah'a biat etmiş sayılır. Secdenin aslı saygı ile eğilmektedir. Alnını yere koymak değildir. "Başımı yoluna koydum" kimin yoluna? Aşk ile bağlanılan Allah'ın yoluna. (Ahmet Rıfat Efendi:Mir'at-ül Mekaasid s. 220) Kainatın Yaratıcısı olan ulu Allah Kur'anı Kerimde Ademi yarattıktan sonra ona ruhundan üflediğini buyurmakta ve kendi ruhuna secde edilmesini meleklere emretmiş olduğunu açıklamıştır. Hicr suresi Ayet 29: O halde ben onu yaptığım, Ona ruhumdan üflediğim zaman, siz derhal onun için secdeye kapanın." Bu ayette, çamurdan yaratılmış insan şekline değil de insana hayat veren Allah'ın ruhuna secde emrinin verilmesi, secdenin doğrudan doğruya Allah'a yapılmış olmaz mı? Oysa insanın cesedi değil, ruhu ölümsüzdür. Ceset topraktan geldi, yine toprağa dönecek, Ruh ise Allah'tan geldi, yine aslına dönecektir. "Kendini bilen Rabb'ini bilir" (Hadis) bir düşünün lütfen! Bütün hayvanların başları insana secde eder şekilde yaratılmıştır. Sadece insanın başı diktir. Demek ki secde insana olmakla birlikte aslında Allah'adır. Secde ile ilgili ayetler;secde 15, bakara 34, sad 71-72-73 Hcr 2 29,

DAR NEDİR?
Allah'ın huzurunda durduğunu kabul ederek, içtenlikle özünü, benliğini ortaya koyma, teslim olmanın adıdır. Gizli saklı bir şey yoktur. Çünkü her şeyi bilen ve gören, yüce tanrı'nın huzurundadır. Bilenin bilenden saklamanın bir anlamı yoktur. Hak meydanını özünü dara çekip, tüm saflığıyla sıratel müstakim (Dosdoğru yol) yolda "vahdedi vücut" olmanın , arınmanın ve pak olmanın adıdır. Hallac-ı mansur gibi çarmıha gerilmenin adıdır. Nesimi gibi derisinin yüzülmesinin adıdır. Fazlı gibi hançerlenmenin adıdır. Fatima ana gibi "ELİF" (Doğru) olmanın adıdır. Alevilik de dar çeşitleri dörttür.

1- DAR-I MANSUR : Hallac-ı Mansur gibi Hak yoluna başını vermenin adıdır. Ayakta dosdoğru durup, sağ elini kalbin üzerine koyup, sol elini yanına salarak, sağ ayağınıi sol ayağının baş parmağına koyaraki Mansur gibi Hak yoluna teslim olmanın adıdır.

2- DAR-I FAZLI : Göğsüne bıçak saplanarak yüzüstü bırakılan Hz. Fazlı'nın Hak uğruna şehadetini simgeler. İki elini yüreğinin üzerine koyarak, eğilerek, sağ ayağını sol ayağının üzerine konulmasının adıdır.

3- DAR-I NESİMİ : Nesimi sultan da diğer Hak yolunun Şehitleri gibi hakikat kapısında "Özündeki sultan'ı gördü". O yüce yolda da canını vermekten çekinmedi. Kara taassup onu da diz üzere oturtup, derisini yüzdüler. Edep Erkan içinde diz üstü oturmanın adıdır.

4- DAR-I FATİMA: Hz. Resullullah torunlarında su istedi. Göz bebeğim dediği imam Hüseyin imam Hasan dan daha Atik davranarak fırlayıp suya koştu, ma sol ayağını taşa Vurarak kanattı. Dedesi görmesin diye sol ayağını sağ baş Parmağının üzerne koyup gizledi.işte bu saygının ve Özverinin anısına yapılan dardır. (Kaynak: İmam Cafer Buyruğu s. 129)

NİYAZ NEDİR?
Yalvarma Dua etmektir. Allah kitabında "allah insana bütün isimleri öğretti." demekle insanın evrendeki canlı cansız her yaradılmışın özelliklerini, karakterlerini, sıfatlarını öğrettiği kasdediliyor. Bir acep onulmaz derdim var idi Derde derman buldum elhamdüllillah Vasıl oldum Muhammed Mustafa'ya Ağlar iken güldüm Elhamdüllillah. YUNUS

HAC SURESİ AYET 32. işte böyle Allahın kutsallık nişanı yaptığı şeyleri yüceltirse bu yatığı, gönüllerin takvasındandır. Demekki; niyaz Allahın kutsadığı nişaneleri ise hürmet, kalplerdeki Allah sevgisine ve inananların takvasındandır.

KÜSKÜNLERİ BARIŞTIRMA , (RIZALIK):
HUCURET SURESİ AYET 10; "şu bir gerçektirki, mü'minler sadece kardeştirler. O halde kardeşleriniz arasında barışı sağlayın ve Allah’tan korkun ki, size merhamet edebilsin."(şura 37-38-44)

RIZALIK :
Tarikat kapısında aranır. Müsahiblik ile başlar. Malı mala, Canı cana katmanın adıdır.müsahiplikte rızalık olursa, Tarikatta da rızalık olur. Tarikatta rızalık olursa, toplumda da rızalık olur toplumda rızalık olursa, birey kendi gönlünde yani vicdanında da rızalık hasıl olur. Üç rıza, "El ele, El hakka"

İMAM NEDİR? :İmam demek kur'an-ı kerime göre bütün günahlardan arınmış, yıkanmış, fenalıklardan, kötülüklerden temizlenmiş, pak ve masum zatlardır. Resulullah soyundan gelendir. Ahzap suresi ayet 33:"Cenab-ı Hak sizi ricsten ve her türlü fenalıklardan uzaklaştırdı Ey Ehlibeyt."

TEVBE (TÖVBE) NEDİR?:
Tahrim Suresi Ayet 8: "Ey inanlar! Yaptığınız suçlardan bir daha yapmamak şartıyla Allah'a tövbe edin." Evet her talip pir ve mürşit huzurunda yani Hakkın divanında, bir daha işlememek üzere tövbe etmeli ve tövbesine sadık kalmalıdır. Tövbe bireye mahsus bir olaydır.Arınmaktır. Tarikatın birinci makamı tövbedir. Geçmişteki günahları da "Kul hakkı" varsa onları ödemelidir. Gönül kırdıysa özür dileyicisi olup, kırdığı gönlü onarmak lazımdır. Ağlattıklarını güldürmek, zarar verdiklerinin zararlarını karşılamak koşuluyla tövbesi kabul olur. Şeriaatta abdest su ile olur. Tarikatın abdesti rızalık ile yani tövbe ile olur. Tövbeleri kabul eden ve tövbesini tutanı seven, esirgeyen, bağışlayan, yargılayan yalnız allah'tır.

ÇERAĞ UYURMAK :
Allah'ın nurunu temsilen iki anlamda yakılır.birinci zahiri diğeri batini anlamdadır. Zahiri anlamı ibadet yapılacak yerin aydınlanmasıdır. Güneşte bir çerağdır. Güneş olmasaydı yaşamda olmazdı. Nebe suresi Ayet 12-13: Üzerinize yaydık yedi kat gök sapasağlam. Onda balkıyıp duran çerağ yarattık. Ayet güneşinde bir çerağ olduğunu bizlere bildiriyor. Nur suresi Ayet 36: "Bu ışık Allah'ınyüksek tutlmasına ve içlerinde adının anılmasına izin verildiği evlerde yakılır. Onlar buralarda sabah akşam onu tesbih ederler." Batini yorumuna gelince; Nur suresi ayet 35:"Allah göklerin ve yerin nurudur. Onun nuru içinde ışık bulunan bir kandile benzer. O ışık bir cam fanus içindedir. Camda sanki inci gibi parlayan bir yıldızdır. Bu yalnız ne doğuda ve nede yalnız batıda bulunan bereketli zeytin ağacından yakılır. Onun yağı kendisine bir ateş dokunmasa bile hemen ışık verir. Bu ışık nur üstüne nurdur. Allah dilediğini nuruna kavuşturur. Allah insanlara misaller verir. Allah her şeyi bilir"bu ayette saf islamiyet tanrısal nur olarak gösteriliyor. Dünyayı aydınlatacak nitelikte bir nur,dışarıdan gelecek bir rüzgar etkisiyle sönmeyecek şekilde, bir billur koruyucu içindedir. Yıldızlar gibi ebediyen parlar. O ne doğulu nede batılıdır. Çünkü bütün dünyayı aydınlatacaktır.Burada zeytin ağacı İslamiyet'in simgesidir.(İncir ağacı: Musevilik'in) Evet bu Çerağ Tanrı'nın nurudur.nübüvvet ve velayet olarak kendini göstermiştir. Hz.Peygamber nübüvvetin nurudur.Hz. İmam Ali'de velayetin nurudur. Nur Suresinin 35. Ayeti hakkında : Bir gün Cabir, Hz. İmam Ali'nin huzuruna gelmiş. Onu yazı yazarken görür ve sorar;Ya Ali! Ne yazıyorsun? Nur ayetini yazıyorum.

Burada :
Mişkat(Mum konan yer) = Hz. Muhammed
Misbah (Kandil) = Hz. Fatima
Züccace (Billur) =Ben (Hz. Ali)
İçteki Züccace =Oğullarım Hasan ve Hüseyin
Kevkep (Parlayan yıldız) = Zeynel Abidin
Seceret-ün mübarek-ün(Kutsal ağaç) = M.Bakır.
Zeytun = Cafer-i Sadık
Doğulu da olmayan = Musa-i Kazım
Batılıda olmayan = Ali Rıza
Zeytin Yağı = Muhammed Taki
Dokunmadan ışık verecek = Ali Naki
Nur-un ala nur (nur üstüne nur) = Hasan Askeri
Kimi dilerse onu nuruna iletme = Mehdi
(Kur'an-ı Kerim, Doç.Bedri noyan s. 746)

Diğer bir deyimle bu Ayet 12 imamların zikridir.(Bilgi için Ahzap 46,Hadid 28 bak) Neden ALLAH-MUHAMMED-ALİ deyip üç ismi birden zikrederiz?

İslamın temel koşulları altıdır.

1- Tevhid
2- Adalet
3- Nübüvvet
4- Velayet
5- İmamet
6- Mead

Burada TEVHİD = Allah'tır.
NÜBÜVVET = Hz. Muhammed'dir.
Velayet ve İmamet'in başı = Hz. İmam Ali'dir.
Adalet = Yasadır.
Mead = Yasanın uygulandığı alandır. Üç koşul Makam ve varlıktır. Allah bu üç koşula uymamızı buyuruyor.
Maide Suresi Ayet 55: "Sizin veliniz Allah'tır. Onun Resuludur. Ve namazda rükuda iken zekat verendir." Tevhidi, Nübüvveti, Velayeti temsil eden bu üç ismi birlikte anmak temel inançtır. Batınımda bunu verdi yadıma Allah medet ya Muhammed ya Ali Sen sebep oldun benim azadıma Allah medet ya Muhammed ya Ali.
Zat = Kaynaktır.
Nübüvvet = Emirdir.
Velayet = Uygulamadır. Bu nedenle ALLAH MUHAMMED-ALİ der teslim olunur.

SU (SAKİ SUYU) NİÇİN DAĞITILIR?
Cemlerde dağıtılan suyun adına saki veya sakka suyu denir. Asıl amacı Hudeybiya biatında seceri Rıdvan denilen Hz. Muhammed'inde biat aldığı kutsal sayılan TARIK la Müsahiplik erkanlarında suya batırılarak şifa olsun diye içilen sudur.

Enbiya Suresi Ayet 30:"Göklerle yer bitişik halde iken, biz onları birbirinden yarıp ayırdığımızı, HER DİRİ ŞEYİDE SUDAN YARATTIĞIMIZI o küfr (inkar) edenler görmediler mi? Hala inanmayacaklar mı onlar?" Bu ayet hadisten yola çıkarak şunları söyleyebiliriz:Suda iki türlü diriltme vardır. 1. sürekli ve devamlı 2. yer ile gök birbirinden ayrılmışlardır. Yer kıta olmuştur. O zaman kimyada "Müvellid-ül humuza" (oksijen) dedikleri su maddesi kendisindeki hararetle var oluyor. Havva boşluğunda ki soğukluk onu suya çevirdikten sonra, su ağırlığından dolayı yere iniyor. Yer yüzünü sularla kaplıyor. Bütün canlılarda sudan zuhur ediyor. İşte bu birinci diriltmedir. İkinci diriltme ise dünyada ki bütün canlılar suya muhtaçtır. Sudan hayat bulurlar. Her canlının hayatı suya bağlıdır. Su can verir her şeye. İşte yaratanın sırrı ve kudreti bundadır." ( Kur'an Meali: Hasan Basri Çantay)

Bu hizmetle susuzluktan inim inim inletilerek, çeşitli zulümlerle şehit edilen kerbela şehitleri de anılmış olur. Yiğitliğin, dürüstlüğün, cömertliğin timsallarıydı bu kişiler. Alemlerin rahmeti Muhammed Mustafanın öpüp kokladığı, "onu inciten beni incitir."dediği imam Hüseyindi o. İşte bunların anısını taze tutmak,o zulmü yapanları lanetlemektir.su paklığın ifadesidir. Temiz ve arı olmanın adıdır.su iletkendir.yapılan duayı bu özelliğinden dolayı taşır. Bu değerlerin olduğu yerde hayat vardır. İşte o hayat veren Rabb'in adına, kerbala şehitleri adına derdimize derman hastamıza şifa olsun diye dağıtılır ve içeriz.

MERSİYE (AĞIT) : ibadetleri zikir olan Alevi ve Bektaşilerin, tevhit muhammed ve allah aşkı üzerine kurup, Allah yolunda şehit olanlara göz yaşı dökerler.Çünkü o şehitler masumluğun ve paklığın sembolüdürler. Şehitlerin manevi makamları ise peygamberlik makamında daha yücedir.

Göz yaşı dökmesini bilmeyenin içinde sevgi ve bağlılık olmaz. Riyasız sevmenin kanıtıdır gözyaşı.

İsra suresi Ayet 107:"Deki; Kur'an-a ister iman edin, ister etmeyin, kendilerine ilim verilmiş onlara, o(sözlerimiz) okunduğu zaman (saygıyla) yüzüstü kapanıp secde ederler."

Ayet 109 :"Ağlayarak yüzüstü kapanıyorlar . o onların huşuunu artırıyor."

İmam Hüseyin'e ağlamak; ona zulum yapanları lanetlemektir.

İmam Hüseyin'e ağlamak;alemlerin serveri Muhammed Mustafanın yakmış olduğu ışığın, sönmemesi için, evlatlarını,yakınlarını, ikrar verenlerini ve canını bu yolda verenlere destek vermektir.

Kerbala olayı insanlığın sürekli izlediği bir HAYIR - ŞER kavgasıdır. İmam Hüseyin orada zulme, batıla, yalana, ahlaksızlığa, dünya menfaatlerine tapmaya karşı savaşmış, bilerek ve isteyerek canını vermiştir. İşte bunun için gözyaşı dökeriz.

SEMAH NEDİR?
Evrende atomdan güneş sistemine,vucutta dolaşan kana kadar her şeyi dönmektedir. Kısaca kainatta var olan her şey döner. Dünya döner, sular döner, Güneş, Ay, Yıldızlar döner.Yerinde duran varlık yoktur.
İnsanın dönmeside ruhun olgunlaşarak, birliğe ulaştığı ve tanrı'ya doğru yaptığı manevi bir yolculuktur,(seyr-ü sülük) bir ibadettir.
Bu yolculukdan sonra tekrar hayatına ve insanoğluna hizmet etmeye döner.

Semah: ilahi aşkı ruhunda duymaya, o aşkla onun güzel isimlerinden herhangi birisini anarak ayakda dönmeye denir.okunan ilahilerin eşliğinde kadın-erkek ayrımı yapmadan, ellerini göğe doğru uzatarak din, dil, ırk ayrımı yapmaksızın Hakk'ın bir olduğunu tekrar tekrar zikretmektir. Kollar yana doğru açıp sağ el göğü, sol el yeri gösterdiğinde ise, bir türlü önüne geçilemeyen nevsin, bencilliğin, menfaat'ın, savaşların, açlıkların, ikiyüzlülüklerin kısaca yaşama dair kötülüklerin anlamsızlığını görüp, "Hak'tan alır Halka veririz. Kendimize hiçbir şeyi mal etmeyiz."inancını anlatmaktır semah.

Semah eden insanlar, dünyadan kopup içindeki öze doğru yol alırken ruhlarında kirliliklerinden arınıp, "Benliğine" yaklaşıyorlar.

Gönül sarhoşu olup Hak'la bütünleşiyor. Semah eden bir can kendisini şöyle ifade ediyor; "Semah dönerken ibadette oluyorum. İnsan kendisini hangi ibadetle kendini Hakk'a yakın hissediyorsa o ibadeti yapar. Bende kendimi Allah'a semah ederek yakın hissediyorum. Bu da akıl ile olmuyor, gönül ile oluyor. Rahatlıyor ve huzura kavuşuyorum.", "Ya Rabb'i aşkın ver bana Hü diyeyim döne döne /aşık olayım ben sana hü diyeyim döne döne ."(seyyid Nizamoğlu)

Ali İmran suresi Ayet 191: "Onlar ayakta iken, otururken, yan yatarken hep Allah'ı zikrederler." Semah; kulun Allah'a mir'acıdır. Allah'a fiili niyazdır. Madde aleminden, mana alemine geçmektir. Semah oyun değildir. Cemlerin dışında yapılmamalıdır.

"Aşk oldu yürekde yanar
Beni gören mecnun sanar
Gökyüzünde Ay Gün döner
Ya ben nice dönmiyeyim."
"Seyyid Nizamoğlu"

MİR'AC (MİRACLAMA) NEDİR?
Mir'ac : Allahla görüşmektir. Peygamberimiz Hz. Muhammed hicretten bir buçuk yıl önce,Recep ayının 27 sini 28 ine bağlayan gece, kudüs'ten mescit-i Aksaya,oradanda göklere çıkarak Allah ile görüşmesidir. Hz. Muhammed cebrail vasıtasıyla sidretül münteha'ya gelince, Cebrail; ben buradan ileriye geçemem, geçersem yanarım deyince, peygamberimiz;"öyleyse sen yerinde kal.ben ezelden bu aşk yoluna canımı kurban koymuşum. Yanarsam tek başına yanayım. Canını cananından sakınan, canını nasıl görebilir? Cananı uğrunda bu can feda olsun der ve Allah'a yalnız gider.dönüncede yatağının soğumamış olması bize neyi ifade eder? Tasavvufta cebrail akıldır. Cebrailin yani aklın ona vahyettiklerinin nereden geldiğini anlamak ve öğrenmek istiyordu. İşte bu merak imam cafer buyruğuna göre; kırklar meclisine götürdü.

KIRKLAR = Rical-ül gayp (gayp erenleri) alemidir. Bakara Suresi ayet 3: "o takva sahiplerki; gaybe (görünmeze) inanırlar.namazı dosdoğru kılarlar. Verdiğimiz azıklardan yedirirler." İşte bu erenler aleme düzen verirler.insanlara yardım ederler. MİR'AC=Semaya yükselme. madde aleminden, mana alemine geçiş. İsra= yürü anlamındadır. Hz. Muhammed Mir'ac dönüşü kırklara uğrar. Diğer bir kaynağa göre de; kırklar meclisi, batın alemi karşılığı kullanılan, VELAYET makamı( ermişlik mertebesi)dır. (Kaynak;menakip-ül esrar, behçet-ül ahar) Araf Suresi Ayet 53;"onlar, yalnız sonunu'mu beklerler.onun sonu geldiği gün önceden onu unutmuş olanlar derlerki;"Hak olarak Tanrı'mızdan peygamberler gelmiştir,bizleri kollayacak şefaatçı yokmudur? Ya da geri gönderilip dünyaya yapmış olduğumuz şeylerden başka işler yapalım" onlar ziyan etti kendilerine, onlardan uzaklaştı karamış oldukları."
_________________
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder

Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder     Muğla Datça Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Forumu Forum Ana Sayfa -> Yazarlar - Makaleler Tüm zamanlar GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Türkiye