Muğla Datça Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı  Forumu  Forum Ana Sayfa Muğla Datça Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Forumu

( YOLUMUZ İLİM , İRFAN VE İNSANLIK SEVGİSİ ÜZERİNE KURULMUŞTUR ! )
 
 SSSSSS   AramaArama   Üye ListesiÜye Listesi   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   KayıtKayıt 
 ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapınÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapın   GirişGiriş 

ALEVİLER NE YAPMAYA ÇALIŞIYORLAR - Abbas Tan

 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder     Muğla Datça Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Forumu Forum Ana Sayfa -> Yazarlar - Makaleler
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
can



Kayıt: 13 Ksm 2007
Mesajlar: 147
Konum: ankara

MesajTarih: Cum Oca 14, 2011 4:54 pm    Mesaj konusu: ALEVİLER NE YAPMAYA ÇALIŞIYORLAR - Abbas Tan Alıntıyla Cevap Gönder

ALEVİLER NE YAPMAYA ÇALIŞIYORLAR

Elbette Aleviler ne yapmaya çalışıyorlar derken Alevilerin bütününü kastetmiyorum.

Örgütlü Alevilerden, onların inanç önderlerinden ve özelliklede Kanaat önderlerinde, daha doğrusu kurum yöneticilerinden bahsetmek istiyorum.
2010 yılını geride bırakırken birçok sorunlarında iplik yumağı gibi biri birine karıştırarak çözümsüzlüğe doğru iterek geride bıraktık.
“Tozu halının altına saklama” mantığı adeta bu kurum temsilcilerinin yaptığı işle tamı tamına örtüştü.
Onca sorunlar görmemezlikten gelinirken yapılması gerekenlerde sanırım bir başkalarına bırakılmaktadır.

2010 yılında neler yaşandı önce bunlara bir göz atıp sonra gerekçeleri, çözüm yolları yada yapılamama nedenlerine değinmek gerekir.

ABF nin DURUMU
Demokratik Alevi Hareketinin çatı örgütü, binbir zorluklarla bu günlere getirilen ABF adeta birilerinin elinde oyuncak oldu. Yetki kimde, sorumluluk kimde, kim ne yapıyor kimsenin bildiği yok. Uygulamalardan GYK üyeleri ne kadar haberdar, GYK, MYK ne yapar, neler yapmalı sanırım tamamen devre dışı bırakılmış. Geçmişten gelen bir alışkanlıkla güven tazeleme, görevden alma tehditleri hiç de Alevilerin çatı örgütü yöneticilerine yakışmıyor.


ABF BİLEŞENLERİNİN HALİ
Otuz bir olarak öğrenebildiğimiz ABF bileşenlerinin birçoğunun ABF nin ne yaptığından haberleri dahi yok. Sorma gereği dahi duymuyorlar.
Çok şubeli Dernekler ise adeta Alevilik diye bir sorunları yok yeter ki 2011 genel seçimlerde biz yönetimde olalım. Belki bir imkân doğarsa bunu en uygun şekilde ve istediğimiz doğrultuda bizler değerlendirelim hesabımı yapıyorlar.
Bütün bu düşüncelerini hayata geçirebilmek içinde her yol mubah anlayışı ile hareket etmektedirler.
İçişleyiş diye bir şey kalmadı. Şubelerin sesine kulak vermek yok, onların sorunlarını çözme diye bir gayrette yok. Ama şube seçimleri olunca o bölgeye adeta karargâh kurarak seçimleri kazanabilmek için her yol denenmekte. Seçimler diyorum genel kurul demenin bir esprisi kalmadı. Gerek duyulursa karşı duran ihraç edilir, gerek duyulursa yıllar önce ve kendi dönemlerinden önce ihraç edilen üyeyi genel kurul kararı olmadan, GYK nın bilgisi dahi olmadan Hazurun cetveline eklemek ve seçim kazanmak gibi uygulamalara kadar gidilmektedir.


AVRUPA TÜRKİYE ÖRGÜT YÖNETİCİLERİNİN SÜRTÜŞMELERİ

Her şey bitmiş de sadece Avrupa Türkiye örgütlerini kavgası kalmış gibi bir anlayış içerisine girilmiştir. Bundan bir an önce kurtulmak gerekir.
Geçmişte böyle bir ayrım söz konusu değildi. Gerek Alevi Bektaşi Temsilciler Meclisinin kuruluşunda gerekse birinci Alevi Bektaşi Kuruluşları Federasyonunun kuruluşunda ve şimdiki faaliyet gösteren çatı örgütümüzün (ABF) kuruluşunda Avrupa’daki Alevi Kurum temsilcileri de vardı. Yönetimler ayrım yapılmadan Avrupa ve Türkiye kurumlarından oluşmaktaydı.
O tarihlerde Avrupa’dan yapılan açıklamaların Türkiye arkasındaydı,Türkiye’deki her türlü etkinliklerde Avrupa’daki arkadaşlarımız yanımızdaydı.
Birçok yerlerde AABK Gn.Bşk. çağırılıp konuşturuluyordu. Şimdilerde bu tersine döndü.
Üç yıl önce iki Temmuzda Sivas’ta çelenk koyma sırasında dışa vuran çatlak,madımak önündeki araç üzerinde konuşma anında yaşanan itiş kalkışla insanları hüsrana uğrattı.
Her yerde yan yana gözüken başkanların biribirlerinden rahatsızlık duymaya başlamaları kurumlar arasında da aynı sıkıntıyı yaşatmayı sürdürdü.
9 kasım Ankara,8 Kasım İstanbul mitinglerine Avrupa-Türkiye sürtüşmesi tüm kamuoyu tarafından duyuldu. Bu tarihten sonra sadece Avrupa-Türkiye değil aynı zamanda ABF ve Bileşenleri arasında da aynı kavgalar bütün şiddetiyle devam etmektedir.
Ortada bir YOL TV var. Avrupa’daki yöneticiler Türkiye’deki yöneticiler ile bu konuyu konuşmuyorlar,onlarda sorma gereği duymuyorlar.
Ama kendilerini gösterme olunca yapmacık tavırlarla aynı televizyonda yan yana yada telefon aracılığıyla ortak tartışmanın içerisine girebiliyorlar.
Bu bir samimiyetsizliktir. Alevi öğretisine yakışmayan bir üsluptur.
Hele ilk defa bir sınav verdiğimiz Maraş’ta Yayın aracının üzerinde yaşanan acı tablosu, buda çok biracı tabloydu.
Çok bekledim. 19 Aralık akşamı acaba hangi örgüt yöneticisi bu ayıbın altında ezilmemek için “ben bu uygulamaya suç ortağı olamam görevimden çekiliyorum” der diye bekledim ama bunu göremedim.
Daha sonra Narlıda yapılan değerlendirme toplantısındaki konuşmalar adeta bir şey olmamış gibi sunuluşu videolardan izlenince inanın kaygılarım daha da artmaya başladı.



ALEVİ DEDELERİNİN KONUMU

Alevi örgütlerinin bu iç çekişmeleri kendiliğinden yeni bir sorunu da ortaya çıkarttı. Dedelerin durumu tam bir belirsizlik içerisinde.
Ocak dedesi,dernek dedesi,cemevi dedesi.. gibi yeni unvanlar verilen dedelerin taliplere yönelik çalışmaları ortadan kalktı. Doğrudan kurumların talimatlarıyla çalışmaya başladılar.
Birilerinin Diyanet İşleri Başkanlığına bağlansın dediği noktada bizlerde dedeleri derneklere bağladık ve sorunu çözmüş mü olduk acaba.
Dedeler öğreti gereği,örgütsel ahlak ve mevcut yapı karşısında bu konuda kendilerini tavırsız kalmak zorunda hissediyorlarsa bundan kurtulmaları gerekmektedir.
Alevilerin ve Aleviliğin dedelere bugünlerde daha çok ihtiyacı vardır.
Dedeler yönetimlerde olmamalılar ama Alevilerin sorunları ile ilgili de yeri geldiğinde gereğini yapmalılar.




SİVAS, ÇORUM, MARAŞ ANMA ETKİNLİKLERİ

Geçmişte sadece Sivas Madımak anma etkinliği vardı ama artık Çorum,Maraş var arkasından Gazi ve Malatya olmalı. Ama nasıl olur kaygılarımız her geçen gün daha da artmaktadır. Hele Maraş’ta yaşanan Ülkücü hareketin pervasızca saldırısı karşısındaki tutumumuz, yukarıda değindiğim gibi Kurum yöneticilerinin düşüncelerini halkla paylaşmalarına dizgin vurma hesapları neredeyse gücü yeten yetene anlayışındaki bir alevi örgütlenmesine gidiyor gibi bir görüntü sergilemeye başladı.



ALEVİ DEĞERLERİNE BAKIŞ

Alevi ulularını anmak,onların düşüncelerinden,yaptıklarından ve bizlere bıraktıkları mirastan yararlanma yerine oralarda yarış ve kavga alanları oluşturma hesapları içerisinde olanlar sanki alevi örgüt yöneticileri değilmiş ve dışarıdan birisi imiş gibi hareket etmektedirler.
Yapılan etkinliklere katılım her geçen gün azalmakta,kimseler bunun nedenlerine bakmamaktadır.
Hiç de bizim Alevilik anlayışımıza uymayan birileri çıkıp buralara sahiplenmektedirler.



DEVLETLE OLAN İLİŞKİLER

Alevi çalıştayları sürecini gerilerde bıraktık.
MEB Din Öğretimi Gn. Md. açıklamaları,
2011-2010 öğretim yılında dördüncü sınıftan onikinci sınıfa kadar Din Kültürü ve Ahlak bilgisi derslerinde Alevilik ders olarak okutulacaktır. Konular Alevi inanç önderleri ve Alevi temsilcileri ile birlikte hazırlandı. Aramızda çok değerli Alevi bilim adamları vardır deniyor. Bu dersleri verecek ders öğretmenlerine birçok bölgede eğitim verilmiştir. Bu dersler nasıl verilecek diye.
Burada son derece ciddi bir tezat var sanki diğer derslerle ilgili böyle bir uygulama yapılıyordu da Alevilik konusunda da bu uygulama tekrarlandı gibi.
Bu tehlikeli uygulamaya karşı alınması gereken tedbirler acaba kurum yöneticileri ve Alevi Dedeleri tarafından nasıl karşılanmaktadır.


Öğrencilerin camiye götürülüşleri,çorumda yaşanan bu çirkin uygulama karşısında bir Alevi Dedesi bireysel çabaları ile basın aracılığıyla duyurmaya çalışıyor ama bizim yöneticiler duyuyorlar mı,uyuyorlar mı? Bilene aşk olsun.

Cemevine saldırıya karşı açıklama yapanların yetki ve sorumluluğu,sorumluluğu olanların suskunluğu, hedef belirleme yada hedef saptırma gibi bir uygulamanın sorumluluğunu ileriki dönemlerde kimler üstleneceklerdir.
Kimler tarafından olursa olsun yapılan bu saldırı karşısında Alevi kurum yöneticileri olağanüstü bir toplantı ile bir araya gelmeliydi ve binlerce,onbinlerce insanı o cemevi önünde toplamalıydılar.
Tüm kurum Başkanları yada Yöneticiler ve Dedeler bir araya gelip ortak bir açıklama yapmaları gerekirdi ve sadece açıklamanın arkasına saklanıp kalmamalıydılar.
Emniyet Müdüründen Valiye,İçişleri Bakanından Başbakan ve Cumhurbaşkanına kadar herkesin kapısına dayanmalı ve bunun hesabını verin demeleri gerekirken,yine siyasi partilerin Genel Başkanları ve demokrat geçinen milletvekillerinin tamamını söz konusu Cemevi önüne çağırmalı ve getirmeliydiler. Ama bu yöneticilerin böyle bir sorumlulukları ne yazık ki gözükmüyor.



SİYASİ KİMLİKLİ ALEVİLER

Yeri geldiğinde Alevi kimliği ile övünüp yada o kimlikle bir yerlere yapışabilmenin hesabını yapanların Alevilerin başına iş geldiğinde saklanmalarının hesabı sorulmalı.
Sivas, Çorum ve özellikle Maraş anma etkinliklerinde nerelerde saklanıyorlardı acaba?
Sakın Maraş’a gitmeyin, sorun yaşarsınız diyenler acaba yarınlarda kendileri Maraş’a gitmeyecekler mi?
Sadece siyasi kimlikliler değil,sanatçılar da bunlardan farklı değillerdir.

Bu kadar sorun varken birkısmını sıraladığım uygulamalar herkes tarafından (yöneticiler) biliniyor olmasına rağmen kimse bu konularda çıkıp bir açıklama yapma gereği duymuyor.
Geçmişte bu konularla ilgili iki yazı yazmıştım. Bu üçüncü yazım oluyor. Bu yazılarımı sadece örgüt yöneticileri ile dedelere göndermiştim.
Sanırım bundan sonraki yazım tüm Alevi kamuoyuna olur..
İnsana ve insanlığa yaraşır yeni bir yıl dileklerimle.
Abbas Tan
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder

Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder     Muğla Datça Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Forumu Forum Ana Sayfa -> Yazarlar - Makaleler Tüm zamanlar GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Türkiye