Muğla Datça Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı  Forumu  Forum Ana Sayfa Muğla Datça Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Forumu

( YOLUMUZ İLİM , İRFAN VE İNSANLIK SEVGİSİ ÜZERİNE KURULMUŞTUR ! )
 
 SSSSSS   AramaArama   Üye ListesiÜye Listesi   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   KayıtKayıt 
 ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapınÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapın   GirişGiriş 

DOĞA ve İNSAN

 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder     Muğla Datça Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Forumu Forum Ana Sayfa -> Yazarlar - Makaleler
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
abbastan



Kayıt: 08 Mar 2012
Mesajlar: 3

MesajTarih: Prş Eyl 27, 2012 10:26 am    Mesaj konusu: DOĞA ve İNSAN Alıntıyla Cevap Gönder

DOĞA ve İNSAN
Kötülük deyince bu konunun içerisine birçok hareket girer ama bunların başında zarar veren, yok eden anlayışlar gelir. Alevi inanç ve öğretisi anlatılırken sürekli iki konuya vurgu yapılır. Bu suçu işleyenlere Düşkün denir ve suçlu olarak yaşamları boyunca kesinlikle Cem ibadetlerine ve cemevlerine alınamazlar.
Bunlardan birincisi cana kastetmek ikincisi zina.

Cana kastetmenin oldukça farklı örnekleriyle karşılaşırız.
Doğada yaşanan olayları inceleyelim. Bu konuda geçmişte yazar A.B. çok güzel örnekler vermişti buna ilaveten etrafımıza baktığımızda ;

Büyük balık küçük balığı yer ve cana kıyar.
Aslanlar Ceylanları vahşi doğada yakala ve yerler,
Şahin Güvercini kovalar,
Kurt Kuzuyu sürü içerisinden seçerek yakalar ve yer,
Kedi Fareyi köşe kapmaca şeklinde kovalar ve yer,
Tilki Tavukları önce boğar sonra yer hemde yakaladığında bir tanesini değil yakalayabildiği kadarını boğar,
Tazı Tavşanı boğarak canını alır.
Her birisinde farklı özellikler vardır.
Kurt özellikle kuzunun eti taze olduğu için sürüde kuzuyu seçer.
Aslan doğada en güzel görünümlü hayvan olan Ceylanı seçer.
Tazı tavşanı tutar ve boğar ama o yemez bekler sahibi gelsin ve o alıp yesin diye.

Birileri inançları adına (birçok inançta vardır) kurban keserek cana kıyarlar.
Kimileri fantezi olsun diye ava gider avlanarak hayvanların canına kastederler, bu da yetmez o masum hayvanları nasıl avladığını nasıl cana kıydığını övünerek ve bir o kadar da yalanlar ilave ederek anlatır.
Devlette bu konuda yardımcı olur ,her türlü olanakları da (avcılar derneğine ve üyelerine) sağlar.

Kimileri gıdalarını tamamlamak için hayvanları keserek etlerini yerler,kasaplığı yani hayvan canını alanlar bu işi kendilerine meslek edinenler vardır.

Bir başkası da kasten insanın yada hayvanın canını alırlar.
Bir dönemler din savaşları adı altında insanlar birbirlerini öldürürlerken daha sonraki süreçte etnik ve milliyetçi çatışmalar yüzünden insanlar birbirlerini öldürüyorlar. Hem de bir hiç uğruna. Günümüzde bu konu yeniden körüklenmeye başladı.

Görüldüğü gibi doğada insanlar hayvanlardan daha vahşi ve acımasızdırlar. Kendi çıkarları yani küçük menfaatleri için bir başkalarına zarar veriyorlar hemde canlarına kıyarak. Buda yetmiyor öldürdükleri insanların mallarına,eşlerine el koyuyorlardı ve bunu inançları adına yapıyorlardı,buna da ganimet deniyor ve savaşa katılanlara pay ediliyordu.
Bu yapılanlar ne inanca,ne dine nede kültüre yakışır.

Şimdilerde çıkarları adına yapılan vahşete siyasette başka bir isim bulurlar. Demokrasi sağlama adına yapılıyor,özgürlük, eşitlik adına yapılıyor. Hak ettiği için yapılıyor,daha kötüsünü yapmaması için yapılıyor,insan hakları adına diye nasıl bahaneler bulunuyor ve kendi komşusu değil,yakını değil,kan bağı bile yok,ortak yanları hiç yok ama çıkarları adına her şeyi yapıyorlar.
Adına ne derseniz deyin kimi güçler:
Zayıfı ezmek ve daha fazla zayıflatmak için güçlerini birleştiriyorlar.

Anadoluda sıkça anlatılan bir örnekleme vardır:
Çoban dağda sürüye giren kurdu kovalamağa başlayınca çiçekler tepki göstermişler;
-“Bizi koyunlar yiyor,çoban kurdu kovalıyor.”

Birilerinin derdi ile diğerlerinin uğraşıları oldukça farklı ama asıl olan niyet.

Tabiatın kanunu budur,böyle olması gerekir diyenlere birde başka açıdan soralım.
Bu vahşeti yapanlar insan mı?
Bir fıkramı denir,söylence mi;
Bir seyyah bir köyün mezarlığının yanından geçerken mezar taşlarındaki yazılar dikkatini çekmiş.
Mezar taşlarında adı soyadı ve yaşadığı yıl yazılı ama yaşadığı yıl olarak en fazla 15-20 yıl yazıyor.
Merak edip köye gidiyor ve köyün orta yerinde bir gölgede oturan oldukça yaşlı insanları görünce daha da meraklanıyor.
En fazla 15-20 yıl yaşadı derken hayatta olanlar 70-80-90 yaşlarında onlarca insan var.
Halktan soruyor.
-Nedir bu keramet,mezardakilerin yaşadıkları yıllara bakın, birde sizin yaşınıza bakın nedir bu işin sırrı?
Köylü cevap veriyor.
-Biz mezar taşlarına ömrünü değil adam gibi yaşadığı yılları yazıyoruz.

Kimler nasıl ve ne kadar yaşıyor etrafımıza bakalım… 25.9.2012
ABBAS TAN
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger

Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder     Muğla Datça Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Forumu Forum Ana Sayfa -> Yazarlar - Makaleler Tüm zamanlar GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Türkiye