Muğla Datça Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı  Forumu  Forum Ana Sayfa Muğla Datça Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Forumu

( YOLUMUZ İLİM , İRFAN VE İNSANLIK SEVGİSİ ÜZERİNE KURULMUŞTUR ! )
 
 SSSSSS   AramaArama   Üye ListesiÜye Listesi   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   KayıtKayıt 
 ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapınÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapın   GirişGiriş 

KERBELADAN GÜNÜMÜZE ( Abbas Tan )

 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder     Muğla Datça Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Forumu Forum Ana Sayfa -> Yazarlar - Makaleler
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
can



Kayıt: 13 Ksm 2007
Mesajlar: 147
Konum: ankara

MesajTarih: Pts Ekm 10, 2011 9:08 am    Mesaj konusu: KERBELADAN GÜNÜMÜZE ( Abbas Tan ) Alıntıyla Cevap Gönder

KERBELADAN GÜNÜMÜZE (Abbas Tan )

10 Ekim 680. Tarihe kara bir sayfanın düştüğü gündü. Elbette bu günlere durup dururken gelinmedi. Son derece önemli bir duruşun gösterildiği 10 Ekim,Hazreti Hüseyin’in inandığı davası uğruna canını verdiği gündür. Sadece kendi canı değil yetmiş iki candı o gün birlikte hakka ulaşan can sayısı. Bu günün adı Tarihte Kerbela olayı,Kerbela Vakası,Kerbela Zulmü olarak yerini buldu. Aradan 1331 yıl geçti bir o kadar zaman daha geçse yinede unutulmayacak bir olaydı Kerbela.

Neydi 10 Ekim 680 de yaşanan,kimdi bunlar,niçin yaşandı bu vahşet,din,iman,inanç,itikat,hak ve adaletin, daha birçok gerekçeler sayılabilecek ağır bir davanın nokta konulan günüydü.
İslam dünyası,Muhammed Peygamberin vefatından sonra yönetim konusunda ciddi sıkıntıya düşmüştü. Muhammed Peygamber Veda hutbesinde Hz. Ali’nin elinden tutarak benden sonra Ali vardır demişti. Ama Ebubekir,Ömer ve Osman bu talimatı kabul etmeyerek Ali’nin hakkını Ali’ye vermediler ve Halifeliği kendi aralarında anlaşarak sıraya koydular. Bu karar kendi aralarında ihtilafı da başlatmış oldu. Sonuçta Ebubekir,Ömer,Osman’dan sonra Hz. Ali’nin halifeliği ihtilafı azaltmadı devam etti.

Hazreti Ali’nin hakka yürümesinden sonra oğlu İmam Hasan ile Muaviye arasında kavga devam etti. Hazreti Hasan kan dökülmemesi ve barışın sağlanması adına Muaviye ile antlaşma yaptı ve Halifeliği ona bıraktı. Çünkü Hz. Hasan’da makam,mevki hırsı yoktu. Bütün bunlara rağmen Muaviye yinede sözüne sadık kalmadı,antlaşmayı bozarak kendisinden sonra oğlu Yezit’in halife olmasını istedi. Nifak tohumlarını bir kere daha saçan Muaviye bununla da yetinmeyip Hz. Hasan’ın ortadan kalkmasını kararlaştırdı.

Aslında Hz.Hüseyin,sözüne sadık kalmayan,antlaşmayı bozan zalime karşı hak arama mücadelesine başladı. Yezitle Hz. Hüseyin arasında bu hak mücadelesi Kerbelaya kadar sürdü.
Kerbela,Hz.Hüseyin ve Yezit neyi ifade eder. Bu konuda birçok Alevi, farklı farklı tanımlama yapar ama yapılan bir tanımlama oldukça ilginçtir.
Hz.Hüseyin Pozitifin sembolü, Yezit Negatifin sembolü,
Hz.Hüseyin Sevginin temsilcisi, Yezit nefretin temsilcisi.
Hz.Hüseyin Dostluğun temsilcisi, Yezit Şiddetin temsilcisi.

Hz.Hüseyin Kerbelayı Canla yazmıştır.
Yezit,Kerbelayı kanla yazmıştır.
Kerbela deyince yine yazar güzel bir tanımlama yapmıştır.
Muharrem,Kerbela,Aşure. = Zaman,Mekan,Vaka

Aleviler Kerbelayı bir Dram olarak kabul ederler ve Hz.Hüseyin’i,Oniki imamları davalarına olan inançlarından dolay onbir kuşak aileleriyle birlikte katledilişlerinden dolayı onları gönüllerinde yaşatırlar. O yüzden bağlılıkları sonsuzdur. Duruşları onların dik duruşlarının göstergesidir.
Kerbelada yaşanan vahşette tarihe kötü bir örnek olarak kanla yazılmıştı. Daha sonraları bu olay emsal alınarak Yavuz ve Kanuni dönemlerinde de yaşandı.

Cumhuriyet döneminde Dersim,Çorum,Sivas,Malatya,Maraş ve son olarak da Madımakta yaşandı.
Bütün bunların asıl nedeni çıkarcılık,haksızlık insanın ruhuna işlerse,tıpkı Osmanlıda saraylarda yaşandığı gibi. Koltuk için kardeşini,babasını katleden zihniyetin menfaat hesabıdır. İşte günümüzde bu mantık ne yazık ki hala bütün sıcaklığıyla devam etmektedir. İktidar olabilmek,iktidarın nimetlerinden yararlanabilmek için her yolu mübah sayanlar ne yazık ki günümüzde prim yapmaktadır.
Aleviler ve Alevi öğretisinde Kerbela olayı her zaman sıcak tutulmuştur ve bundan ders çıkartılması gerektiğine inanmışlardır. Benzeri olayların yaşanması karşısında onlar gibi cani olunmaması gerektiğini yeğlemişlerdir. Tarihe baktığımızda birçok defalar bu tip vahşet yaşayan aleviler hiçbir zaman intikam alma yoluna gitmemişlerdir. Sadece hak arama mücadelesi temel taşları olmuştur. Anlayış bozulmadan devam ettirilmektedir.

Kerbela olayını Aleviler Muharrem ayı içerisinde yaşandığı için muharrem ayında anarlar ve acılarını birkez daha yaşarlardı. 10 Ekim tarihinde bir anma etkinliğinden çok sessiz,sakin bir şekilde hatırlar ve anarlardı. Son dönemler başta Diyanet İşleri Başkanlığı ve yakın kadrolarından insanlarla özellikle İlahiyatçı kesim bugüne kadar savundukları davanın bugün karşısındaymış gibi anmaya başlayınca artık Alevilerin,devrimcilerin,demokratların, ezilenlerin ve haksızlığa uğrayan herkesin 10 Ekim Vahşetini (kerbelayı),hak aramanın sonucunun örneklerini olarak algılamalı ve anmalı,bundan ders çıkartmalıdırlar.

9.10.2011
Abbas Tan
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder

Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder     Muğla Datça Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Forumu Forum Ana Sayfa -> Yazarlar - Makaleler Tüm zamanlar GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Türkiye