Muğla Datça Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı  Forumu  Forum Ana Sayfa Muğla Datça Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Forumu

( YOLUMUZ İLİM , İRFAN VE İNSANLIK SEVGİSİ ÜZERİNE KURULMUŞTUR ! )
 
 SSSSSS   AramaArama   Üye ListesiÜye Listesi   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   KayıtKayıt 
 ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapınÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapın   GirişGiriş 

YAKANLAR DEGİL YAKILANLAR CEZA ALDI

 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder     Muğla Datça Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Forumu Forum Ana Sayfa -> Yazarlar - Makaleler
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
abbastan



Kayıt: 08 Mar 2012
Mesajlar: 3

MesajTarih: Cum Mar 16, 2012 12:43 pm    Mesaj konusu: YAKANLAR DEGİL YAKILANLAR CEZA ALDI Alıntıyla Cevap Gönder

YAKANLAR DEĞİL YAKILANLAR CEZA ALDILAR

1993 Yılında Sivas Madımakta insan yakanlar, Demokratik sosyal hukuk devleti ve onun yasaları tarafından 13 Mart 2012 de affediliyor ve af kararının (Dava düştü) arkasından bu kararı mahkeme kapısında bekleyen binlerce yakılanların yakınları ve insanlık adına duyarlılık gösterenler de cezalandırıldılar.

Bu sonucu duyan Ülkenin Başbakanı da dörtköşe olmuş tavrıyla,tebessümle hiç sıkılmadan ve gururla sonuç Milletimiz için,Ülkemiz için hayırlı olsun diyor.
Bu ifade memnuniyet ifadesidir, iyi ki böyle bir sonuç çıktı demek istemektedir yada ben ve benin gibi düşünenler böyle anladı ve okudular. Aksini iddia eden yürekli birisi varsa çıksın ve desin ki siz bu açıklamayı sapıtıyorsunuz,saptırıyorsunuz o anlamda söylemedi desin.
Aleviler geçmişte kadıya gitmediler,gitmezlerdi çünkü suç işlemezlerdi,haksızlık yapmazlardı ve kadı yüzü görmezlerdi. Haksızlığa uğradıklarında da kadıya gitmezlerdi. Biliyorlardı ki kadıdaki o anlayış,o inanç, o vicdan ve mantık Aleviler haklıda olsa haksız çıkartacak o yüzden gitmeye gerek görmezlerdi.


Madımakta yapılan zulüm,insanlık dışı uygulamalar günümüz şartlarında Alevileri mahkemeye götürdü,gitmez zorunda kaldılar ama biliyorlardı ki sonuç değişmeyecek. Akıllarının süzgecinden geçirdikleri bir yön vardı bu ülke sosyal hukuk devleti ve AİHM imza atmış ve değişim geçirmiş bir anlayış olabilirdi ama olmadı.

Anlayış ne olursa olsun yinede binlerce insan 13 Mart 2012 salı günü Ankara adliyesi önünde mahkemenin kararını sabahın erken saatlerinde beklemeye başladılar. Mevcut hukuku,hukukçuları bilen ve birkaç gündür yapılan açıklamayı takip eden birçok insan açıklanan kararla katiller affedileceklerdir demekteydiler. Her şeye rağmen yinede insanlar kararın açıklanmasını beklemekteydiler. Bekleyiş sırasında dikkat çekilen bir husus vardı, atılan sloganlar ve açılan pankartlarda doğrudan Aleviliği ve Alevileri çağrıştıran bir tek satır yoktu.

Sloganlarda haksızlığa uğramış,katledilmiş,çeşitli gerekçelerle hayatını kaybedenlerin davaları ve haksızlığı haykırıyorlardı.
Madımak,Maraş,Çorum,Malatya,Gazi,Uludere,gazeteciler,suda boğulan,çadırda yanan işçiler,haksız işten çıkartılan işçiler,okullarından uzaklaştırılan öğrenciler ve bunlara karşı devletin yaptıklarını haykırıyorlardı. Ama birçoklarının göremedikleri devletin o gün orada yaptıkları hazırlıklar ve biraz sonra başlarına gelecekler.

Binlerce insanın yanı sıra etrafta binlerce devletin polisi hazır bekleyiş içerisinde idiler. Kararı açıklamak üzere duruşmaya ara veren mahkeme heyeti salona dönmeden önce mahkeme heyetinin bulunduğu masanın önünde emniyet önlemlerinin alınmasıyla sonuç belli oldu ve aynı anda dışarıda polisler ciddi bir hareketlenmeye başladılar. Yinede dışarıda ve içeride bekleyen binlerce insan sağduyu sahibi anlayışla bekleyişlerini sürdürdüler.

Kararın açıklanmasının arkasından Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri Genel Başkanı anons aracının üzerinden sürecin devam ettiğini hala temyiz aşamasının AİHM nin olduğunu söylerken bir taraftan da insanlar dağılmaya başladılar.
Bir gurup Halkevleri genç ellerindeki flamalarıyla alandan ayrılarak caddeye çıkıp geldikleri istikamete yönelirken polis önlerinde barikat kurdu,ikaz etmeden,onları durdurmaya çalışmadan göz yaşartıcı gaz bombalarını gençlerin ve hemen yan tarafta duran konuşmaları dinleyen,yaşlısı,genci,çocuğu demeden herkesin üzerine doğru atmaya başladılar.
İnsanlar adliyeye taraf ters istikamete doğru yürümeye başladılar ki o anda adeta ipler koptu.
Her taraftan ama her taraftan polis yüzlerce biber gazı,göz yaşartıcı bombaları insanların aralarına atmaya başladılar. Polis panzerleri insanların üzerine su fışkırtıyor. Gazeteciler ve halk adeta ne yapacağını şaşırmıştı. Korunacak tek yer Adliye sarayı idi bir kısım insanlar o tarafa yöneldiğinde bombalar oradan da gelmeye başladı. Adliye sarayının yan tarafındaki bahçe boştu ama insanlar o tarafa yönelmeden boş alana yani bahçeye de sis bombaları atılıyordu ki o tarafa da yönelmesinler ve tıpkı Madımakta olduğu gibi bu defa da açık alanda boğularak ölsünler.
Yaşanan dramatik ve acı olay Ankara’nın merkezinde ve adliye önünde yaşanıyordu. Sanırım adliye binasından o vahşeti hakim ve savcılar çok rahatlıkla izlemişlerdir. İzleseler de bir şey olacağı yoktur çünkü görülen tablo netti.

Karar günler önceden hazırlanmış bu konuda HSYK başkanı tarafından birkaç gün evvel imalı şekilde açıklanmıştı. Polis yapacaklarının talimatını almış,tüm hazırlıklarını tamamlamış adeta vur emrini bekliyordu ve verilen emirle görevini yerine getirdi,görevini yerine getirme mutluluğu ile de rahatladı.
Bir taraftan bombalar patlıyor,sular sıkılıyor,coplar konuşuyorken diğer taraftan yaşlı insanlar,hastalar ve çocuklar gazdan zehirlenmiş yerler yığılmışken yanımda bulunan Salman isimli arkadaşım baygınlık geçirirken ;abi Hopa da ölen öğretmen bizim gibi olmuş değil mi diyordu.
İnsanlar can telaşına düşmüşken hemen yanımızda bulunan bir reklam panosunu parçalayanın kesinlikle mahkeme kararını dinlemek için gelenlerden olamayan birisi tarafından tahrip edilmesine yinede tepki gösteriyorlardı.
Yapma kırma diyenleri dinlemeden işini yaparken bir başkası bizlere bırakın onu o devlerin adamı görevini yapıyor diyordu.
Bizim emniyetimizi sağlayacağını,bizleri koruyacağını sandığımız polis,
Sivasta madımakta insanları yakanlara baktı.
Ankarada bize gaz sıktı.

Mahkeme kararını verdi,
YAKANLARA DEĞİL YAKILANLARA CEZA VERİLMELİ.

Ankara’da mahkeme kapısında bugün gözümden iki damla yaş aktı.
Birisi gaz ve sis bombasında,diğeri kararın sonucundan.
Ama ben göz yaşlarımı dışarı değil yüreğime akıttım.

13.3.2012
Abbas Tan
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger

Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder     Muğla Datça Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Forumu Forum Ana Sayfa -> Yazarlar - Makaleler Tüm zamanlar GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Türkiye