Muğla Datça Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı  Forumu  Forum Ana Sayfa Muğla Datça Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Forumu

( YOLUMUZ İLİM , İRFAN VE İNSANLIK SEVGİSİ ÜZERİNE KURULMUŞTUR ! )
 
 SSSSSS   AramaArama   Üye ListesiÜye Listesi   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   KayıtKayıt 
 ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapınÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapın   GirişGiriş 

Aleviler Neden Camiiye Gitmezler.??

 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder     Muğla Datça Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Forumu Forum Ana Sayfa -> Alevilik Öğretisi
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
Atilla Yıldırım



Kayıt: 12 Ksm 2007
Mesajlar: 97
Konum: İstanbul

MesajTarih: Sal Ksm 13, 2007 2:34 pm    Mesaj konusu: Aleviler Neden Camiiye Gitmezler.?? Alıntıyla Cevap Gönder

Smile Question Smile

Aleviler Neden Camiye Gitmezler

Anadolu Alevileri Allah'a inanırlar. Allah'ın birliğine, Hz. Muhammet'in peygamberliğine ve Hz. Ali'nin veliliğine inançları tamdır. Hatta bunu; "Allah-Muahammet-Ali" üçlemesi ile ifade ederler.

Ayrıca Kuran'ı kutsal kitapları olarak görürler. Kuran, Hz. Muhammet zamanında değil de daha sonraki halifelerden, önce Ebubekir, sonra Ömer tarafından sahabelerden alınan bilgilerle yazıya geçilmesi sırasında tartışmalar nedeni ile toplanan bazı ayetlerin ve hadislerin yok edildiğini, yakıldığını da iddia ederler.

Eldeki Kuran'ın 3. halife Osman zamanında oluşmuş olduğundan da bazı çekinceleri vardır. Bu düşüncelerini eskiler; "Kuran'a kalem karıştı" diye ifade ederler.

Ayrıca, 620 yıllarının Bedevi Arap toplumunun sosyolojik yapısına uygun getirilen kurallarla değişen sosyal ve toplumsal şartlara rağmen dünyanın sürgit bu kurallarla yönetilmeye kalkılmasının sıkıntılar yaratacığını düşünürler...

Bu nedenlerle Allah'ın dünyamız ve insanlık için söyledikleri Kuran'ı Batıni yoruma tabi tutarlar. Kuran'ın ilham kaynağı olması gerektiğine inanırlar. Bu nedenle de Hz. Ali'yi "Kuran'ı Natık" yani "Konuşan Kuran" olarak değerlendirir ve buyruklarına önem verirler.

Namazın 5 vakit veya 3 vakit olmasını, 30 gün tutulan Ramazan orucunu, İslamın 5 şartından biri olarak görmezler. Örneğin, Kuran'da 5 vakit namaz kılmanın ne sayısı, ne şekli, ne de yeri olmadığına Aleviler inanırlar. Namazın bu biçimde ve 5 vakit kılınmasının İslama Emeviler ve Abbasiler zamanında konan kurallardan biri olduğuna inanırlar.

Şiilerin namazı 5 değil de 3 vakit kılmalarını da Şiilerin namazı 5 değil de 3 vakit kılmalarını da Şiilerin oluşturduğu bir kural olarak değerlendirirler.

İslamın 5 şartı olarak ifade edilen şartların da Kuran'da olmadığını, bunların da İslama sonraki dönemlerde girdiğini kabul ederler. 30 gün orucun da Kuran'da olmadığını söylerler.

Gerçekten de Kuran incelendiğinde; oruç ve ibadetten bahseder. Ama ne orucun süresi, ne de ibadetin biçimi ve sayısı Kuran'da yoktur. Ayrıca Kuran'da camiden ve camide kılınan namazdan da söz edilmiyor. Bu da gene daha sonra İslama giren kurallardan birisidir.

Aleviler bu düşüncelerini Kuran'daki bazı ayetlere dayanarak ileri sürerler; Örneğin ibadetin biçimi ile ilgili olarak Ali İmran Suresi 191. ayette; "Onlar ki, ayakta iken, otururken, yatarken Allah'ı anarlar" şeklinde olduğunu anımsatarak ibadetin bazı kurallara bağlanamayacağını, bunların göstermelik ve şekilcilikten kaynaklandığını düşünürler.

Aleviler, "Her oruç tutmayan, namaz kılmayan Müslümanları biz İslamdan saymazsak bu büyük bir çoğunluk oluşturan insan toplumunu İslam dini dışında saymak (kafir) anlamına gelir ki, buna kimsenin hakkı yoktur. Ayrıca bu İslam'a da aykırıdır"diyorlar.

Bu konuda Kuran'ın Nisa Suresi'nin 94. ayetinde; "Size Müslüman olduğuna bildiren dünya hayatının geçici menfaatlerine gözdikerek, sen mümin değilsin demeyin"diyor. O halde İslama sonradan konan şartlar olan 5 şartı yerine getirmeyene İslam değilsiniz denemez.

Aleviler ibadetin ille de camide yapılması gerektiğini de kabul etmiyorlar. Onlar "Yeryüzünün tümü ibadet yeridir" diye düşünüyorlar. İbadet için camiye gitmek gibi bir zorunluluğu gerekli görmüyorlar.

Kendi inançlarına göre; cami etimolojik anlamda tapınak değil, toplantı yeridir. İslamiyetin ilk yıllarında Hz. Muhammet bir ibadet yeri yapmaya gerek görmemiştir. Çünkü belli bir tapınak oluşturmak ve düzenli olarak sadece orada ibadet yapmak onun getirdiği inanç sistemine aykırıdır. Nitekim o yıllarda ibadetin özellikle gece yapılması, gösterişten kaçınılması isteniyordu.

Bazı müslümanların Mekke-Medine yolu üstünde Kuğba Köyünde
yaptırdığı Camiyi Hz. Muhammed, "Dedikodudan başka bir şeye yaramıyor" gerekçesiyle yıktırmıştır. Peygamber elbette bunu Allah'ın ilhamına aykırı olarak yapmaz. Bu konuda Kurandaki 2 ayet ilginçtir. İşte Tövbe Suresin'de 107. ayet: "Zarar vermek, inkar etmek müminlerin arasını açmak Allah ve Peygamber'ine karşı savaşanlara daha önceden gözcülük yapmak üzere bir mescit kurup, biz sadece iyilik yapmak istedik diye yemin edenlerin yalancı olduklarına şüphesiz ki

Allah'da şahittir."

Bu ayetin devamındaki 108. ayette ise; bakın Kuran ne diyor:

"Ey Muhammed, o mescide hiç gitme, Allah'a karşı gelmekden sakınanlarla bulanman daha uygundur. Orada arınmak isteyen insanlar vardır. Allah, arınmak isteyenleri sever." Demek ki ibadet yapmak için cami şartı aranamayacağı gibi her yapılan camiyi

"Allah'ın Evi" olarakda görmek de doğru değildir.

Aleviler, Allah için ille de şu şartlar yerine getirilerek yapılır gibi katı

kurallara katılmıyorlar. Kuran'daki bir ayet bu düşünceyi doğruluyorlar. Bakın

Hadid Suresi 4. ayet ne diyor. "Nerede olursanız olun o sizinle beraberdir.

Allah ne yaptıklarınızı görür."

Namaz ve cami ilişkisini Hacı Bektaşi Veli soyevlatlarından A.Celalettin Ulusoy

"Alevi Bektaşi yolu" kitabında bakın şöyle ifade ediyor:

"Hz. Muhammed'den sonra halifeler özellikle Ümeyyeoğulları ve Abbasoğulları

istedikleri düzeyde manevi saygınlığa sahip olamamışlardı. Hükümranlıklarını

güçlendirmek için, İslam toplumunun her kesimine ulaşan bir propagandaya

gereksinme duyuyorlardı. Bunun o çağda en kolay ve etkili yolu topluluklara

hitap etmek şekli idi. Bu amaçla Müslümanların belli saatlerde belli yerlerde

toplanmaları ihtilal çevrelerincede teşvik ediliyor ve hatta zorunlu

tutuluyordu. Nitekim, Emeviler zamanında camiler Ali'yi ve onun soyunu kötülemek

için konuşma yerleri olmuştur."

Bu ve benzeri nedenlerle ibadet için camilere gitmeyen Aleviler-Bektaşiler

ibadetlerini,Cemlerini uygun evlerde yapıyorlar. Cemiyet evi veya Cemevi adı ile

toplantı yapılan Cem yapılan binaları bulunan köy sayısı yok denecek kadar az

buluyor.

Aleviler'in Cemine kadın-erkek, yaşlı-genç herkes gelebilir. Dede önderliğinde

ve bağlama eşliğinde ibadet yapılır. Oturuş biçimi ise toplumsal ilişkiyi

geliştiren, küskünlükleri gideren, kin ve düşmanlık kapılarını kapatıp, barışa

kardeşliğe yönelmeyi kolaylaştıran içtenlikli bir ibadet tarzı olarak yüz yüze,

cemal cemale oturma biçimindedir. Allah'a ibadet ve dualarla birlikte sohbet,

yardımlaşma, kişi ve toplum sorunlarına çare bulma imkanları sağlayan toplu

tapınma biçimidir. İnsanın insana yakın olması bu biçimde daha kolay oluşuyor.

Duvara değil cemale, "Didar-ı pak'e" yani temiz insan yüzüne bakmak, insanın

yaptığı cami binasından önce Allah'ın özenle yaratıp, "Bütün meleklerin secde

ettiği" insanı kutsal görmek Alevilerde ibadetin esasını oluşturuyor. Bu

anlayışla Aleviler; "Secde ademedir", "Hak ademedir" düşüncesiyle insanı, insan

sevgisini dinin esası haline getirmişerdir.

Alevi-Bektaşinin ibadet tarzını bir ozandan örneklemek gerekirse bakın Edip Harabi ne diyor:

"Zühd ü riya ile olan ibadet

Hatadır Hz. Settar'a karşı

Böyle namaz ile olamaz ümmet

Hiç kimse Ahmet-i Muhtar'a karşı

Tarikatsız mü'min olamaz kimse

Nur'u nübüvvetle dolamaz kimse

Hakk'ı Peygamber'i bulamaz kimse

Yatup kalkmak ile duvara karşı

Allah gözlerine çekmiş bir perde

Yok dersin Allah'ı gökde ve yerde

Gösterelim gelde gör Hakk'ı nerde

Secde edersin Didar'a karşı"



Saygılarımla...
__________________
BEN SENİ ASLA BIRAKAM PİRİM..DÖNEN DÖNSÜN BEN DÖNMEZEM..!

_________________

Cahil bize dinsiz demiş sevgidir dinimiz bizim...!
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et Yahoo Messenger MSN Messenger

Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder     Muğla Datça Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Forumu Forum Ana Sayfa -> Alevilik Öğretisi Tüm zamanlar GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Türkiye