Muğla Datça Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı  Forumu  Forum Ana Sayfa Muğla Datça Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Forumu

( YOLUMUZ İLİM , İRFAN VE İNSANLIK SEVGİSİ ÜZERİNE KURULMUŞTUR ! )
 
 SSSSSS   AramaArama   Üye ListesiÜye Listesi   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   KayıtKayıt 
 ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapınÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapın   GirişGiriş 

HIZIRŞAH KÜLLİYESİYLE İLGİLİ YAPILAN ARAŞTIRMA

 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder     Muğla Datça Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Forumu Forum Ana Sayfa -> Datça - Hızırşah
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
Datça Hacibektas
Site Admin


Kayıt: 03 Ksm 2007
Mesajlar: 213

MesajTarih: Sal Ekm 27, 2009 1:43 pm    Mesaj konusu: HIZIRŞAH KÜLLİYESİYLE İLGİLİ YAPILAN ARAŞTIRMA Alıntıyla Cevap Gönder

DATÇA HIZIRŞAH KÖYÜNÜN YAKININDA BULUNAN HIZIRŞAH KÜLLİYESİYLE İLGİLİ YAPILAN ARAŞTIRMA ( 20.10.2008 – 12.06.2009 )

( Murat Yıldırım )
--------------------------------------------------------------------------------

HIZIRŞAH KÖYÜ
Hızırşah Köyü Muğla ilinin Datça ilçesine bağlı ilçe merkezine 4 km. olup ilçeye en yakın bir köydür.

1400 lu yıllarda bugünkü Hızırşah'ta aynı isimli bir din bilgini yaşamış, mezarı da Hızırşah Köyünde Hızırşah Külliyesi içerisindedir. Yatır Köy de denir. Hızırşah Mısır'da tahsil görmüş, H.853 de ölmüştür.


HIZIRŞAH KÜLLİYESİ Cemalettin köse, Hüseyin Köse, Şahhanım Yıldırım ile birlikte Hızırşah Köyüne yürüdük. Köyün 400 metre kuzey doğusunda Hızırşah Külliyesini gezdik.

Külliyenin Abdal Musa’daki, Hacıbektaş Kadıncık Anadaki ve Şahkulu külliyeleriyle aynısı olduğunu gördükten sonra İstanbul’daki alevi Bektaşi Vakfıyla yaptığım görüşmeler sonucu buranın Selçuk döneminde Bektaşi Tekkesi olması kuvvetli bir ihtimal olduğu kanısına vardık.

20.01.2009 Ocak ayında Ali Eber Taşdelen’le beraber Hızırşah’daki külliyeyi ziyaret ettik. Külliyenin içini gezdik. Külliyenin başında Hızırşah Cami imamı Musa hocayla görüşme olanağı bulduk. Musa Hoca “ Külliyenin içindeki çömlekleri askere giden gençlerin kırarak dilek dilediklerini, çocuğu olmayan bayanların ziyaret edip dilek dilediklerini, adağı olan halkın adağını buraya gelerek gerçekleştirip ikram ettiklerini “söyledi. Musa Hoca mezarlardaki yazıları okumaya çalıştı fakat okuyamadı. Bu taşlardan Hızırşah Köyünde de bulunduğunu söyledi. Ağrılı olan Musa Hoca’nın anlatımına göre Ağrı’da yapılan alevi mevlitlerinin bu köydeki mevlitlerle aynı olduğunu söyledi.


10.03.2009 günü Alevi Bektaşi Vakfının Karahaş tekkesinde Abdal Musa lokması organizasyonu sırasında vakıf başkanı Hüsniye Takmazla yaptığım görüşmede; Bektaşi Babalar Mezarlarındaki taşlardaki 12 dilimle işaretler olduğunu söyledi.”Datça’ya yeniden gidersen külliyenin ve mezarların resimlerini çek” diye öneride bulunmuştu…

25.04.2009 tarihinde Hızırşah Külliyesini yeniden ziyaret ettim. Yaptığım incelemede 3 adet Bektaşi mezarının mevcut olduğunu,2 sinde Hüsniye Hanımın dediği mezar başlarındaki katukta 12 dilim işaretlerinin mevcut olduğunu, diğer mezarların taşları yok olduklarını gördük.07.06.2009 Tarihinde İstanbul Okmeydanı Hacıbektaş Vakfının, Hacıbektaş 800 yıl dönemi anma paneline katılan Türkiye’nin sayılı ilahiyatçılarından Dr. Ömer Uluçay’la yaptığım sohbette mezarların resimlerini kendisine gösterdim. Mezardaki işaretlerin Bektaşi babalar mezarı olduğunu, bundan sonraki araştırmayla ilgili kimine görüşme yaparsam onların vereceği bilgileri yazarak not tutmamı ve yaptığım bu araştırmalarımda Alevilik ve Bektaşilikle ilgili bana yardımcı olacağını söyledi.

08.06.2009 günü Alevi Bektaşi Vakfı Genel Başkanı Hüsniye Takmazla sohbetimiz sırasında; Hızırşah’a ait olan fotoğraf, belge ve araştırmalarımı Yazar Dursun Gümüşoğlu’na vereceğini, Osmanlı arşivlerinde araştırmasını isteyeceğini söyleyip daha önceden söylediği Datça’da Ankara’daki Hacı Bektaşi veli vakfının bir şubesini açın cümlesini tekrar hatırlattı. Bende şube ile ilgili çalışmaya başladığımızı ve bu konuda çalışmaya devam ettiğimizi söyledim.

8.06.2009 tarihinde eşim Şahhanım Yıldırım, amcam Kerim Yıldırım, yengem Ördek Yıldırım ile beraber Hızırşah daki külliyeyi yeniden gezmeye gittik. Gezdikten sonra yanımıza Hızırşah köyünün yaşlı bir sakini olan bir amca geldi. Yaşlı amaca bize buranın tarihiyle ilgili bilgi vermeye başladı. Bize dedelerinden duyduğuna göre, buranın Selçuklular döneminden 950 sene önce yapılmış olup günümüze kadar geldiğini söyledi.”Biz buraya dua etmeye geliriz dedi. Çocuğu olmayan çocuğu olsun diye gelir dua eder, askere gidenler dileklerini diler adaklarını gelip burada yapar lokmalarını dağıtırlar” dedi.

Ayrıca 19 yıl önce vakıflar ve anıtlar kurulu tarafından restore edilmek üzere ihaleye verildiğini alan mütahit elle eşilmesi gereken bahçeyi kontrol olmadığı için kepçeyle yapılan çalışmadan dolayı türbe ve eski mezarların birçoğunun yok edildiğini belirti.

2 adet Bektaşi Baba mezar taşları ile 3. mezar taşın kepçeyle yok edildiği böylece 950 senelik tarihi bir çırpıda bilinçsizce yok ederlerken; eğer bu 2 mezar taş yıkılsaydı burayla ilgili anlatılanlar söylentiden ibaret kalcaktı. Burası ancak Bektaşi Araştırmalarında ortaya çıkacaktı.


12.06.2009 tarihinde Hızırşah köyü sakinlerinden emekli öğretmen Ersin Hocayla görüştük; Ersin Hoca,"dedem ve babamdan duyduğuma göre burası hiç bir zaman cami olarak kullanılmadı" dedi.

Muğla Datça il genel meclisi üyesi Gürsel Uçar'ın Hızırşah’daki külliyesi ile ilgili verdiği bilgiye göre; arsada 10.04.1992 yıllında burayı onaran kişiyi tanıdığını, kendisini telefonla arayarak çağırdığını, Amasya’nın Taş ova ilçesi'nden İdris Usta'nın yanına geldiğini ve Muğla vakıflar bölgesinden ihaleyi Mimar Lokman Çolak'ın almış olduğunu işçiliğinide kendisinin yaptığını söylemiş

Anıtlar kurulu ve vakıflar tarafından aslına uygun olarak onarılmasını gereken kazıların İdris Usta; nasıl olsa denetim olmaz diyerek, o dönem karayollarının yol çalışması dolayısıyla dozer çağırıp tarihi mezarlar ile bahçedeki ne kadar tarihi kalıntılar varsa dozer ile düm düz edip yok edilmiştir. O dönemin Muğla valisi olan Leyla Ataman denetime gelirken tarihi mezarların ve kalıntıların yok olduğunu görmüş ve kaymakamı uyararak bu mezar taşlarının muhakkak bulunup eski haline getirmeleri talimatı üzerine, Yetkililer 3 adet Bektaşi babalar mezarının 2 sini bulup getirerek mezar taşlarını koyup 3 mezar taşını da onarırlar.

Fakat Bektaşi babalar mezarlardaki kabuklar on iki lokma işareti olan taşın bulunup getirilmesi ve onarımı sırasında Karaköy’den gelen bir bayan bu camiye minare yaparsanız size arsa veririm diyerek vaatte bulunmuş. Aslına uygun yapıldığı içinde minare yapılamıyor. Yalnız içine minber yapıyorlar. Daha sonra yaptığımız araştırmalarda bir zamanlar Camii olarak kullanıldığına Hızırşah köylüleri söyledi.

12.08.2009 günü Avrupa Alevi Federasyon Dedeler Kurulunda olan Erdoğan Sezer’le bu dergâha incelemeye gittiğimizde; dergâhın eşiğİ kapıdan 20 cm aşağıda olduğunu, dergâhın 4 kubbe üzerinde kurulmuş olduğunu gördük. Tüm Alevi Bektaşi dergâhlarının 4 kubbe üzerinde kurulduğunu ve kapıların alçak, eşikten 20 cm aşağıda olduğunu gördük…

Ne Selçuk döneminde nede Osmanlı döneminde yapılan camiler Hızırşah Camisi’ne benzemez. Çünkü camilerin kapısı yüksek ve eşik tabanla birdir.

Ayrıca Ali Bahçetepe ile yaptığım görüşmede; kendisin de Hızırşah’ta yapmış olduğu araştırmaları olduğunu ve Mesudiye’deki mezgit bölgesindeki caminin minaresiz olduğunu, buranında zamanında tahtacı köyü olduğunu ve burada Bektaşi babalarının mezarlarının olduğunu, 1992 yılında mezarlarda yapılan çalışmalarda eski mezarların hepsinin kaldırıldığından dolayı 2, 3 adet yazılı mezar taşı 1 adet Bektaşi babaların ayın 12 dilimli mezartaşı başı var olduğunu, babasının ilk Cem Vakfı dedesi olan Hasan Dede olduğunu söyledi…

Araştırmamda yardım ve katkılarını esirgemeyen CHP Datça İl Genel Meclis üyesi Gülser UÇAR ve Ali Bahçetepe'ye çok teşekkür ederim.

Murat Yıldırım
Muğla Datça Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Kurucu Üyesi


--------------------------------------------------------------------------------

ALİ BAHÇETEPE ARAŞTIRMASI

2001 yılında Türk Hava Yolları Anonim Ortaklığı’nda emekliye ayrılarak ben eşim, babam ve annem Datça’da bulunan Mesudiye köyüne bir yaz günü göçebe çadırımızı kurarak deniz kıyısında aldığım payanlığa yerleştik. Yaz sezonu boyunca prefabrik evimizi elbirliği ile yaptık ve yerleştik. İkinci sezon eşim ve bana ait olan prefabriğimi yaparak yerleştik. Çok yaşlı olan babamı 2004 yılının Ocak ayına kadar eşim ve ben mutlu yaşattık. Son nefesine kadar yanında olduk, hatta son nefesinden sonra yeniden yaşama döndürmek için benim can nefesim babamda kaldı.

Mesudiye köyüne emekli olduktan sonra yerleşmemiz babamı buranın eski bir Bektaşi köyü olduğuna inandırarak başladı. Sevgili babamızı Mezgit mezarlığına yani eski Bektaşi Mezarlığı ve cem evinin bahçesine defin ettik.

Bu mezarlık Datça da bulunan Hızırşah külliyesi ve mezarlığının 1992 tarihindeki restorasyonu sırasında egemen anlayış neticesinde yok edişlere uğrayarak zamanımıza gelmiştir.

Mesudiye köyündeki Mezgit mezarlığında bu anlayıştan nasibini almış. Bektaşi mezarları yok edilmiş, cem evleri camiye dönüştürülmüştür. Bu yok edilişin halen delillerini toprakta gizlemektedir, çünkü yüzeysel yok ediliş tarihin derinliklerine inmemiştir. En büyük delil bu toprakta bulunan iz dilimli başlığı gösterebilirim. Yüzyılların egemen baskısı sonucu halk alabildiğine içine kapanık bir durumdadır. Çok yaşlılar samimi davranışlar karşısında durumu açıklamakta fakat hala korkunun izlerini üzerlerinden atamamın tedirginliği ile yaşamaktadır. Yani… Murat paşaların zumla hala etkilerin, taşımaktadır.

Cumhuriyet dönemi biraz olsun bir rahatlama dönemi yaşatsa da, bazı idareyi mulahatçıların yüzyıllardır yayınlanan fetvaların gereğini değişik şekillerde yerine getirerek baskı ve zulümlerini ortaya koymuşlardır. Yani tarihi mirasımızı yok etmekten kaçınmamışlardır. Bu tarihi miras Cumhuriyetimizin ortak dengesidir. Birlikte yaşama ve yaşatmak dileğiyle…

Ali Bahçetepe
_________________
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder

Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder     Muğla Datça Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Forumu Forum Ana Sayfa -> Datça - Hızırşah Tüm zamanlar GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Türkiye